Turgutlu Dil ve Konuşma Bozukluğu Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı

Dil ve Konuşma Bozukluğu Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı

Dil ve konuşma terapisti:

Dil ve konuşma terapisi alanında en az 4 yıllık lisans düzeyinde eğitim veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer ilgili alandan lisans eğitimlerinin üzerine yurt içi ve veya yurt dışında dil ve konuşma terapisi konuşma engelliler eğitimi, dil ve konuşma patolojisi, iletişim bozuklukları /konuşma bozuklukları alanında lisans sonrası-diploma eğitimi ve lisansüstü (yüksek lisans ve/veya doktora) eğitim yapan, sağlık ve eğitim alanında hizmet sunan meslek mensuplarıdır.

DİL VE KONUŞMA TERAPİSTİ ÇALIŞMA ALANLARI

Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar

ARTİKÜLASYON BOZUKLUĞU NEDİR?

Konuşma seslerini artiküle etmede yetersizlik, motor bileşeni içeren iletişim-konuşma güçlüğü olarak ele alınır. Bu durumda bozuklukların temeli sesçil (fonetik) ve artikülasyon düzeyindedir, güçlük seslerin nasıl üretildiği ile ilgilidir.

Fonolojik Bozukluk

Konuşmanın temelini oluşturan dil kurallarına ait bilgiyi (sesbilgisini/fonoloji) edinme güçlüğüdür. Çocuk kolay anlaşılır konuşma örüntüleri gerçekleştiremez. Örneğin, çocuk /s/ sesini sözcük başında kullanmayı öğrenememiştir. Gelişimsel sesbilgisel bozukluklar, çocuklarda ilerleyen dönemlerde, okuma ve yazma güçlükleri görülmesinde etken olabilir.

Kekemelik

Kekemelik konuşma akışının anormal duraksamalar (sesin kesilmesi), ses ve hecelerin tekrar edilmesi (ke-ke-keleme), uzatılması (kkkkkkkkkekeleme) ile bozulması durumudur. Bu konuşma akıcılığının bozulması durumuna konuşma gayretine bağlı olarak ortaya çıkan yüz ve vücut hareketlerinde değişiklikler de eşlik edebilir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma

Dil ve konuşma birbirinden farklıdır. Dil, insanların birbirleriyle duygu ve düşüncelerini paylaşmak amacıyla kullandığı ortak kurallar sistemidir. Bir dil, yalnızca konuşma dilini akla getirmemelidir; yazı ve işaret kullanımı da bir dildir. Konuşma ise bu duygu ve düşünceleri içeren kuralların gerekli organlar yardımıyla fiziksel olarak üretildiği sistemdir. Bir çocuk duygu ve düşüncelerini aktarmak için gerekli dilbilgisine sahip olabilir fakat konuşma organları (dil, dudak vb.) işlevini gerektiği şekilde yerine getiremediğinden konuşamayabilir. Diğer yandan, başka bir çocuk konuşma organları işlevini kusursuz yerine getirdiği halde dil gelişimindeki bir aksaklık nedeniyle konuşamayabilir, ya da her ikisi de aynı anda görülebilir.

Bir çocuk eğer başkalarının söylediklerini anlamakta (alıcı dil) veya duygularını, düşüncelerini yeterli düzeyde sözel olarak aktarmakta (ifade edici dil) güçlük yaşıyorsa o zaman bu bir dil bozukluğudur.

Ses Bozuklukları

Kişinin ses kalitesinin, perdesinin ve şiddetinin benzer yaş, cinsiyet, kültürel geçmiş ve coğrafik yerleşimdeki bireylere göre farklılaşmaya başladığı durumlarda ses bozukluğu ortaya çıkar. Yapısal, fonksiyonel ya da her iki sebeple birden konuşucunun gırtlak mekanizmasının ses talebini karşılayamaması ses bozukluğunu akla getirmelidir.

Motor konuşma bozuklukları(dizartri- apraksi )

Dizartri

Dizartri, merkezi sinir sistemi ve/veya çevresel sinir sistemi ya da her iki sistem hasarına bağlı olarak konuşma düzeneğini kontrol eden kas kontrolünde anormallik, koordinasyon bozukluğu ile karakterize paralizi sonucu konuşmanın solunum, fonasyon, rezonans, sesletim ve prozodik özelliklerinin etkilendiği, dolayısı ile anlaşılabilirlik özelliğinin sınırlandığı bir motor konuşma bozukluğudur. Serebrovasküler olaylar, travmatik beyin hasarları, tümörler, serebral palsi, parkinson gibi nörojenik hastalıklarla birlikte sıkça gözlenmektedir. Sinir sistemindeki farklı lezyon yerleri farklı dizartri tiplerini oluşturmaktadır.

Apraksi

Herhangi bir güçsüzlük, normal olmayan ton veya postür, bilişsel işlevlerde bozulmalar, anlamada azalma, koopere olamama gibi durumların haricinde, beceri gerektiren hareketlerin planlamasının yapılamamasıdır. Strok, demans, tümör gibi hastalıklara bağlı olarak sol hemsiferin inferior parietal lobunda meydana gelen hasardan kaynaklı olabileceği düşünülmektedir. Nörolojik sendromların en az anlaşılabilenlerinden biri olan apraksi, kişilere günlük hayatında ciddi yaşamsal sıkıntılar yaratmaktadır.

Edinilmiş Dil Bozuklukları (Afazi)

Afazi, genellikle bir inme veya kafa travması sonucunda aniden ortaya çıkan ve beynin dilden sorumlu alanlarının hasarlanmasından kaynaklanan edinilmiş bir dil bozukluğudur. Çoğu insanda beynin dil baskın hemisferi sol hemisferdir. Afazide beynin sol hemisferindeki dil alanları hasarlanırken, kişinin de sağ tarafına inme inebilir/felç gelebilir. Bu bozukluk dili ifade etme ve anlamanın yanı sıra, okuma ve yazmayı da etkileyebilmektedir. Afaziye dizartri ya da konuşma apraksisi gibi nörolojik temelli motor konuşma bozuklukları da eşlik edebilmektedir.

ÇOCUĞUN DİL ve KONUŞMA BECERİLERİNİN GERİ OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR? NE ZAMAN BİR UZMANA BAŞVURULMASI GEREKLİDİR?

Dil ve konuşma gelişimi, bebek doğduğu andan itibaren başlayıp devam eden bir süreçtir. Gelişim sürecinin her evresinde, çocuğun çıkarması gereken sesler ve gerçekleştirmesi beklenen davranışlar farklıdır. Genel olarak çocuklar bu evreleri aynı yaşlarda tamamlarlar. Ancak her çocuğun kendine özgü bir gelişim seyri vardır. Bu nedenle, kimi çocuklar bazı becerileri daha erken dönemlerde gerçekleştirirken, kimileri daha geç yaşlarda aynı gelişim seviyesine ulaşırlar. Çocukların gelişim düzeylerinin tespit edilebilmesi amacıyla geliştirilmiş olan bir takım değerlendirme envanterleri ve testler aracılığı ile çocuğun gelişimini takip etmek mümkündür. Dil gelişimiyle ilgili değerlendirmelerin, bir dil ve konuşma terapisti tarafından mümkün olan en erken dönemde yapılması gerekir. Değerlendirme sonucuna göre çocuk, doğrudan ya da dolaylı yoldan terapiye alınır. Ek başka problemlerin olması durumunda ilgili uzmanlara yönlendirme yapılabilir.

  • Kekemelik Nedir?
    • Kekemelik konuşma akışının anormal duraksamalar (sesin kesilmesi), ses ve hecelerin tekrar edilmesi (ke-ke-keleme), uzatılması (kkkkkkkkkekeleme) ile bozulması durumudur. Bu konuşma akıcılığının bozulması durumuna konuşma gayretine bağlı olarak ortaya çıkan yüz ve vücut hareketlerinde değişiklikler de eşlik edebilir.
  • Kekemelik kaç yaşında ortaya çıkar?
    • Kekemelik tipik olarak çok genç yaşlarda (2 ila 5 yaş civarında) belirgin olarak ortaya çıkar ancak bazı durumlarda okul çağında ilk belirtilerini verebilir ve çok nadir olarak da yetişkinlikte ortaya çıkabilir.
    • Eğer 6 aydan uzun süre kekemelik durumu devam ediyorsa bir dil konuşma terapistinden destek alınmalıdır.
  • Kekemelik konusunda uluslararası bir organizasyon olan The Stuttering Foundation'in kekemelik ile ilgili şu noktaları vurgulamaktadır:
    • Kekemelik psikolojik değildir!
    • Kekemeliği olan kişilerin zekâ problemleri ya da diğer bireylerden farklı zekâları yoktur.
    • Kekemelik içinde bulunulan durumlara göre farklılıklar gösterebilir. Kekemelik bir yok olup bir geri gelerek yeniden ortaya çıkan döngülerde olabilir.
    • Kekeleme oranı kızlarla erkeklerde 1 / 3-4' tür, erkeklerde daha sık ortaya çıkar.
    • Tüm çocukların % 20' si hayatları içerisinde bir noktada kekemelik yaşarlar.
    • 3 yılı aşkın bir süredir devam eden kekemelik çok büyük ihtimalle ortadan kalkmayacak hayat boyu devam edecektir.
    • Kekemeliğin bilinen bir "tam olarak iyileşme / ortadan kaldırılma" yöntemi yoktur ancak konuşma terapisi etkilidir.

ARTİKÜLASYON BOZUKLUĞU NEDİR?

Konuşma seslerini artiküle etmede yetersizlik, motor bileşeni içeren iletişim-konuşma güçlüğü olarak ele alınır. Bu durumda bozuklukların temeli sesçil (fonetik) ve artikülasyon düzeyindedir, güçlük seslerin nasıl üretildiği ile ilgilidir.

  • İşitme engeli
  • Dudak damak yarıklıkları ve kraniofasiyal anomaliler
  • Serebral Palsi
  • Dizartri
  • Diğer yapısal anomaliler (maloklüzyon, ankiloglossi)
  • İşlevsel artikülasyon bozukluğu

Artikülasyon Bozukluğu ile Fonolojik Bozukluk Arasındaki Fark Nedir?

Nedeni doğru tespit edildikten sonra ayrıca artikülasyon bozukluğunun başka bir konuşma bozukluğu olan fonolojik bozukluktan ayrılması ayırt edilmesi gerekmektedir. Fonolojik bozuklukta artikülasyon bozukluğundan farklı olarak üretilen yanlış sesler bireyin ses dağarcığında da bulunurken birey doğru bir ses ya da hece yerine başka bir ses ya da hece seçerek onu kullanır. Fonolojik bozukluğu olan bir çocukta en çok görülen belirtiler konuşmada seslerin yer değiştirmesi ya da düşürülmesidir. Örneğin, “kitap” kelimesinin “kipat” ya da “ayakkabı” yerine “ayapkarı” denmesi fonolojik bozukluğu gösterir. Artikülasyon bozukluğu ve fonolojik bozukluğun dil ve konuşma terapisti tarafından ayrıştırılmasından da sonra uygun bir tedavi yöntemi benimsenir.

Ergenekon Mh. Hüdavendigar Sk. No:68 Turgutlu / Manisa

0 236 314 15 52

info@turgutluempati.com.tr

Selvilitepe Mh. Toprak Sk. No: 7 Turgutlu / Manisa

0 236 314 15 52

info@turgutluempati.com.tr

Telefon
WhatsApp